ZAFERLERİN ZAFERİ

26 Ağustos 1929
Cumhuriyet,sf.1

Zaferlerin zaferi

Yedi sene evvel bugün başlamıştı ..
Gazi 337 Ağustos’unda Yunan ordusunu harimi ismetimizde boğacağız demişti, 338 Ağustos’unda Yunan ordusu harimi ismetimizde boğuldu ..

26 Ağustos sabahı, Afyon ufuklarında şafak sökerken dağları inletmeğe başlıyan Türk topları halâskâr bir zaferi müjdeliyen bayram topları olmuştur. Filhakika 26 Ağustos, düşman ordusunu beş gün içinde mağlûp ve perişan eden, iki hafta içinde de kâmilen imha eyliyen büyük taarruzumuzun başladığı büyük gündür.

Gazi 337 senesi Ağustos’unda Başkumandan olduğu zaman Büyük Millet Meclisi kürsüsüne çıkmış ve:

«Memleketimizi çiğnemek üzere memleketimize giren Yunan ordusunu harimi ismetimizle boğacağız» demişti.

Hakikaten bir sene sonra 26 Ağustos 338’de taarruz başladı ve iki haftada Yunan ordusu harimi ismetimizde tamamen boğuldu. Gazi Hazretleri bu taarruzu o zaman meclis kürsüsünden anlatırken demişlerdi ki:

«En karanlık ve en bedbaht günlerimizde meclisimizin sarp ve yalçın kaya gibi azmü imanı, taliin bu parlak inkişafına erişmek için lâzımgelen imkânı daima mahfuz tuttu. Milli mesailde şaşmaz bir aklı selim ile daima doğruyu ve daima iyiyi keşf ve temyiz eden meclisimizin bu neticelere ermekten dolayı duyduğu saadet kadar istihkak kesbedilmiş ne tasavvur olunabilir. Milletin mukadderatını doğrudan doğruya deruhte eden yas yerine ümit, perişanlık yerine intizam, tereddüt yerine azmü iman koyan ve yokluktan koskoca bir varlık çıkaran meclisimizin, civanmert ve kahraman ordularının başında bir asker sadakat ve itaatiyle emirlerinizi yerine getirmiş olduğumdan dolayı bir insan kalbinin nadiren duyabileceği bir memnuniyet içindeyim. Kalbim bu meserretle dolu olarak pek aziz ve muhterem arkadaşlarımı, bütün dünyaya karşı temsil eyledikleri hürriyet ve istiklâl fikrinin zaferinden dolayı tebrik ediyorum.»

Yedi sene evvel bugün başlıyan Büyük Taarruz hür ve müstakil Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini kurmuştur.

Bu temelin harcı şehitlerimizin kanı ve gazilerimizin alın teri ile karışmıştır.

Türkiye’yi kurtaran son zaferin başlangıç gününün yıl dönümünde bütün mukaddes şehitlerimizi ve başta Gazilerin Gazisi olmak üzere yüce bütün gazilerimizi şükran ve minnetle selâmlarız.

26/08/1929
Cumhuriyet

+

EK:

… Atatürk’ümüzün dediği gibi:
– “Ğaflet, delalet hatta HIYANET!”
Düşmanla işbirliği vb.
İktidar oldular diye DENETLEMEYECEK MİYİZ?
Padişahlar RAİNA derken, Rahmetli Atatürk’ümüz UNZURNA dediği için KUVA-I MİLLİYE başladı.
Padişahı SİVİL olarak denetledi (Ordudan attılar).
Ona Asi dediler.
Oysa sadece BİR SİVİL ÖRGÜT BAŞINDA idi Atatürk…
Üniforması bile yoktu artık…
Asker değildi artık…
Bir MİLİS idi.
Çakırcalı efe gibi bir ÇETE kadar!
Samsun, Amasya, Erzurum, Sivas…
İşte orada MİLİS iken MİLİTER oldu.
Yeniden ÜNİFORMASINI çekti ama PADIŞAHIN üniforması değildi o!
ÇETE değildi artık…
DÜZENLİ ORDU durumundaydı.
Gerilla savaşından düzenli orduya geçti…
Ta ki 26 Ağustos’a kadar gerilla savaşı yapıldı.
O gün, Alparslan’ın ŞEHİDLERİ, bir gece yarısı Atatürk ile birlikte oldular.
Düşman hiç anlamadı, göremedi…
Türk ordusu geceleyin sessizce inanılmazı başardı (Tıpkı Haliç’e gemilerin KARADAN indirilmesi gibi, koskoca Türk ordusu sessizce öne taşındı).
Şehidler… düşmana TERS yönde görünmüşler ve Türk ordusunu o tarafta sanmıştı Yunanlılar…
Sabaha karşı Büyük Taarruz başladığında soluğu İZMİR’de aldılar.
Atatürk ASİ değildi, O PROTEST İDİ!
O askerdi ama (SİVİL KAMU ÖRGÜTÜNÜ KURAN) BİR SİVİL olarak işe başladı.
Atatürk BİZE de rehberdir…

H.v.Aiberg
14/9/2003

+