MASONLARIN MAHMUT ESAT’LA İMTİHANI

MASON LOCALARI MAHMUT ESAT’A NASIL SALDIRDILAR?

– Soyadı Atatürk tarafından verilen (ve masonların başdüşmanlarından olan) Mahmut Esat Bozkurt, 1943 senesinde 51 yaşında beyin kanaması sebebiyle vefat etti..
– Bursa Nutku’nu okuduğu ve siyonizm ile masonluğu yerin dibine geçirdiği için (siyonizmin işbirlikçileri olan) gerici çevrelerin taarruzuna uğrayan Yargıtay Başkanı İmran Öktem de 1969 senesi, 65 yaşında derin komaya giriyor, beyin kanalları tıkanıyor ve vefat ediyordu…
– Atatürk de, mason doktorlar tarafından zehirlenerek vefat etmişlerdi….

1931 senesi 7 ilâ 11 Ekim (Teşrinievvel /İlkteşrin) tarihlerinde, Mahmut Esat (BOZKURT) İzmir’de Anadolu gazetesinde makaleler kaleme alıyor ve yazılarında MASONLUĞU yerin dibine geçiriyordu.

Sen misin bunu yapan? Masonlar derhal ayaklanıyorlardı.
Ve iyi polis – kötü polis rolüne soyunuyorlardı.

Önce (İlerleyen yıllarda Atatürk’ü zehirleyecek olan doktorların arasında yer alan) mason ütadı azamı Mim. Kemal, Cumhuriyet gazetesinde Mahmur Esat beye karşı hiddetli saldırıya geçiyordu. (Atatürk, durduk yerde « Beni Türk hekimlerine emanet edin » demiyordu. Çünkü etrafını sarıp kendisini yavaş yavaş zehirleyen Türk kimliğine bürünmüş masonların ne işler çevirdiklerini anlamıştı)
Sonra, Aka Gündüz -yine Cumhuriyet’te- (günümüz ALGI operatörlerine ders verecek nitelikte) ILIMLI bir üslup ve « öğretici içerik » ile iki mektup yayınlatıyordu ama önüne geleni mason ilan ederek bunu yapıyordu.
Sonra da diğerleri..

Aşağıda, önce Cumhuriyet gazetesindeki haberler.
Ardından, Akşam gazetesine yansıyan şekli…

+

09 Teşrinievvel 1931 Cuma
Cumhuriyet, sf. 3

Mahmut Esat B. gazeteci İzmir 7 Eski Adliye Vekili Mahmut Esat B. Anadolu gazetesinde tekrar neşriyata başladı.

+

10 Teşrinievvel 1931 Cumartesi
Cumhuriyet, sf. 1-3

[Mahmut Esat beyin Anadolu gazetesindeki makalesinde Masonluğu yerin dibine geçirmesi üzerine, Cumhuriyet gazetesinde Mason ÜSTADI AZAMI Mim. Kemal derhal karşı saldırıya geçiyor ]

Türkiye Masonluğu!..

Eski Adliye Vekili Mahmut Esat B. masonluk aleyhinde İzmir gazetelerine beyanatta bulunarak (…)

(…) Türk Masonları üstadı âzamı Operatör Mim. Kemal B. bu neşriyat münasebetile bir muharririmize demiştir kî: « Mahmut Esat B. ötedenberi masonluğa düşmandır. Bu münasebetle sözlerinin bizce hiç bir kıymeti yoktur. Masonluk milliyetçi, halkçı bir tesekküldür. Türk gençliğinin onu imha etmesi lâzım geldiği hakkındaki noktai nazara cevaben şunu söyliyeyim ki Türk milleti masonluğu kaldırmaz. Bilâkis yükseltir. Çünkü Masonluk milliyetçi, halkçı bir teşekküldür. (…) onların bütün gayesi Türk milletini yüksek görmektir. Masonluk insanî bir gaye ile çalışırken onun kaldırılmasını düşünmek abestir. Biz Mahmut Esat Beyi iyi tanırız. Onun sözlerinin milliyetçi, halkçı ve insanî gayelerle hareket eden masonluk camiası üzerinde hiç bir tesiri olamaz. »

+

11 Teşrinievvel 1931 Pazar
Cumhuriyet, sf. 2

Türkiye Masonları

Operatör Mim. Kemal B. yeni beyanatta bulundu

Türk Masonlari Üstadı azamı operatör Mim Kemal B. masonluk aleyhinde eski Adliye Vekili Mahmut Esat Bey tarafından yapılan neşrîyat hakkındaki beyanatına ilâveten dün şu sözleri söylemiştir: « Sözlerim bazı gazeteciler tarafından yanlış anlaşılmış. Ben “Mahmut Esat Beyi Türk masonluğunun ayni zamanda milliyetçi bir şekil olduğunu takdirinden âciz gbrüyoruz” demiştim. Bu cümle bazı gazetelerde “kabinedeki aczi” şeklinde intişar etmiştir. Bu hususta hüküm vermek bana ait değil, daha başkalarına, memlekete ve bittabi efkârı umumiyeye aittir. Binaenaleyh ben bundan bahsetmedim. (…) »

« … Mahmut Esat Bey kadar severler. Mahmut Esat Beyi bu yanlış mütelâkkiye sevkeden sebebi bilmiyorum. Fakat masonların içtimaî cemiyet içinde deruhde ettikleri vazifelerin her halde Mahmut Esat Beyin telâkki ettiği şekilde olmadığını masonluğun idealini bilenlerce meçhul değildir. Masonluğu mezhep telakki etmekle çok yanılan Mahmut Esat Beyefendinin diyebilirim ki masonluk (…) »

+

12 Teşrinievvel 1931 Pazartesi
Cumhuriyet, sf. 2

(…) Sabık Adliye Vekili Mahmut Esat Beyin masonluk aleyhindeki neşriyatı, masonlar arasında büyük bir infial ve teessür uyandırmıştır. Mahmut Esat B. bir gün Ankara’da meb’uslar arasında bir kanun hakkında görüşülürken ceza kanununun vazıı meşhur İtalyan hukuksinası M. Yekot’un vazettiği «bir bigünahı yakmaktansa, bin cani kurtulsa müreccahtır» mütearifesi mevzuu bahsolmus, o zaman Mahmut Esat B. hiddetlenerek şöyle bağırmış: «Bu esası koyan mason değil mi? Elimden gelse ne kadar mason varsa hepsini birer birer ipe çekerim!» Esbak Mason üstadı azamı Servet Yesari Bey dün bu hususta «Yeni Gün» refikimize demiştir ki: «Mahmut Esat B. ötedenberi masonluk aleyhinde bulunmaktadır. Kendisi masonluğu tetkik etmemiştir. Eğer bu mes’eleyi hakkile tetkik etseydi zehabında ne kadar yanıldığını kendisi de anlardı. Türk Masonluğu teessüs ettiğindenberi Türk vatanının ve Türk milletinin yükselmesi için çalışmaktan geri durmamış ve onu gaye edinmiştir. Bunu isbat edecek bir çok deliller vardır. Masonluğun Türk miliyetine ne kadar taraftar olduğunu isbat edecek bir çok broşürler de neşredilmiştir. Bu broşürlerden bazıları masonluk sırrını ihtiva etmezler. Bunların icap eden yerlerinin neşrinde de mahzur görmüyorum. Efkâri umumiye şunu iyi takdir etmelidir ki milliyette en ileri giden akvamdan biri olan İngiliz’lik masonluk demektir. Sonra Türk Masonluk teşekkülü gayrimüseccel de değildir. Türk Yükselme Cemiyeti’ne mile müsecceldir.» Bu mes’ele hakkında sairi âzam Abdülhak Hâmit B. de demiştir ki: «Benim babam ve büyük biraderim masondu. Fakat âdetleri veçhile herkesten olduğu gibi bunu benden de gizlediler. Bir çok defalar öğrenmek istedimse de muvaffak olamadım. Bunun için masonluğun ne demek olduğunu pek de bilmiyorum. Fakat sabık Adliye Vekili Mahmut Esat Beyin söylediklerini de doğru bulmuyorum. Ben öyle zannederim ki masonluk uhuvveti insaniyettir. Bunun esas ve gayesinin insanlığa hizmet etmek olduğunu zannediyorum.»

+

Masonların sözcülüğüne soyunan Cumhuriyet hızını alamıyor, Mahmut Esat’ın evvelden Masonluk için başvuru yaptığı iftirasını dahi haber yapıyordu:

13 Teşrinievvel 1931 Salı
Cumhuriyet, sf. 1-6

Mahmut Esat Bey Vaktile Mason olmak için talepnamemi vermiş?

Şehrimiz Mason mehafilinde dün akşam deveran eden bir yazıaya nazaran elyevm İzmir’de Masonluk aleyhinde bazı gazetelerde beyanatı çıkan sabık Adliye Vekili Mahmut Esat Bey bey altı sene evvel İzmir Mason mahfillerinden birine intisap için talepname vermiş fakat mumaileyhin bu talebi kabul edilmemiştir. Mason mehafilinde bu gibi hususat hakkında malumat vermek mutat olmadığından haberin sıhhati derecesini tahkik mümkün olamamıştır. Masonluk aleyhinde şiddetli beyanat yapmakta olan sabık Adliye Vekilinin bu kanaati hakikaten samimî ise, böyle bir talepte bulunması doğru olmıyacağı zannedilmektedir.

+

Bir gün sonra, “Mahmut Esat beye” başlığı ile AKA GÜNDÜZ imzalı bir mektup yayınlanıyordu Cumhuriyet’te ve yazar, önüne geleni mason ilan ediyordu. Yani inandırabilceğine kani olsa, Adem ile Havva için bile onlar da masondu diyecek kadar ileri gidiyordu:

14 Teşrinievvel 1931 Çarşamba
Cumhuriyet, sf. 1-3

Mahmut Esat Beye Yazan: AKA GÜNDÜZ

Mahmut Esat Bf. ye…

Birinci mektup

Cemal Paşa için fazla bir şey söyliyemiyeceğim, çünkü manevî babamdır…
Yalnız şu kadar derim ki Balkan harbinin Midye – İnoz hattı için yaptıkları, gâvur kitaplarında.. Ve millî mücadele senelerinde ettikleri de hafızalarımızda ve kalplerimizde çivilidir. Bu Cemal Paşa da masondu. Talat Paşa… Talât da masondu. Dünyanın sayılı, en büyük adamlarından bir tanesi olan Talât’a karşı bir aykırı lâf etmeğe diliniz varmaz sanırım Mahmut Beyefendi.
Sanırım değil, hatta bu kanaatteyimdir.
Tarih sırası gütmeden, gelişigüzel yazıyorum: Türk’e ilk defa güzel san’atları, güzel millî «lehçe» yî, güzellik ve san’at sevgisini, millî kültür aşkım veren Ahmet Vefik Paşa masondu. Bu adam; dilimizi Patagonca’ya mı veya Esperanto’ya mı sürüklemek istedi?
İlk maarifçi, ilk Maarif Nazırı ve canlı bir harbe bulunan fedakârlık arzusu ve azmi sayesinde beynelmilel fazıl, Münif Paşa masondu.
Bu halis Antep Türk’ü …
… Tarihçi ve Kıssası enbiyacı Cevdet Paşa masondu. Bu adama imansız, milliyetsiz, kültürsüz denilebilir mi?
… yükü ile Türkçe eser bırakan … Şemsettin Sami Bey masondu. Bu adamın eserleri şu saniyede bile (ihticaca salih) ve millî eserler değil midir?
Davut mu önce gelir, kurtlar kuşedeceğini nazari itibara alarak diyelar, insanlar minsanlar kralı Süleyman mı?
… Hazreti Süleyman da, sarayını yapan ırgatlar da masondu.
… masonluk oradan baslar diyorlar.
… Nihayet M. Briand Bey de masondu..
İster inanınız ister inanmayın…
… Yunus Emre de masondu.
Bir taraftan Melâmi olan Niyazî Mısırî masondu.
Nedim yok mu Nedim? İşte o Nedim masondu.
Bunlar, milliyetçiliğin, vatancılığın kaçını kaç pula sattılar?
Tiryaki Hasan Paşa masondu.
Alemdar Mustafa Paşa masondu.
Pilevne kahramanı Gazi Osman Paşa masondu.
Şıpka kahramanı süvari feriki Selâmi Paşa masondu. Meşhur Süleyman Paşa masondu. Gazi Muhtar Paşa ve Gazi Fuat Paşa ve Gazi Abdülesel Paşa masondu. Biri Karsta, biri Milona’da, biri de Dümeke’de milletini, vatanını lâyıki veçhile müdafaa etmedi denilir mi? Beynelmilel Şinasi masondu. Namık Kemal masondu. Ebüzziya Tevfik masondu. Bu adamlardan hangisi vatan sattı?
Firakı… şairi masondu?
… Fırkası Umumî Kâtibi Recep B…
Dahasını söyliyeyim…
… topçu yüzbaşısı Erzurum’lu Laçin masondu.
… dahası var. Bunlardan da bir kaçını söyliyeyim:
… Hüsnü Efendi masondu.
.. sonra gelen Şeyhülislâm Musa Kâzım Efendi masondu.
… Ve ondan sonra gelen Şeyhülis Niğde’li Hayri Efendi masondu.
Nazif ve mühendis Şahin Beylerle Şeyhülislâm Sabri ile Sait Molla mason değil miydi!
… Az mı geldi? Daha söyliyeyim:
…lılarca sevilen sabık ZİYA GÖK ALP MASONDU.
Daha mı istiyorsunuz ?
Ömer Seyfettin masondu.
Bahriye Nazırı Cemal Paşa masondu.
… Hacı Bektaş Hz.
… Evet, Türk’e türkçe bir (fikir dini) …
… idealli büyük Türk de masondu.
… Bu fikir dincilerinin kaçından bu millete ve vatana hiyanet gelmiştir?
…’ın mason olduğuna inanınız.
… tasvir edebiliyor mu ?
… Mahmut Esat Beyefendi, …
… masonlardan bahsettim.
.. Yalnız şu kadar söyliyeyim ki …
.. sevdiğiniz ve inandığınız bir çok dolusu resimle çıkacaktır.
Çünkü bu dostlarınızın mason olmadıklarına dair elimizde vesika yoktur.
… Size, muhterem Mahmut Beyim,
… mason olmıyan ve mason düşmanlığı güdenlerden de bir kaç isim vereyim ister misiniz ?
… meşhur olmuş insanlardır; meselâ: Derviş Vahdeti, Hürriyet ve İtilâf reisi Sadık B., Şeyhülislâm Mustafa Sabri, Sait Molla, Filibelizade Hilmi, Şeyh Sait, Şeyh Esat, Derviş Mehmet.
… ve Sevr muahedenamesine …
Görülüyor ki mason ve masonluk ne sizin dediklerinizdir, ne de üstadı Âzam operatör Mim. Kemal Beyin dedikleridir.
O halde mason ve masonluk nedir?
Müsaade ederseniz bu yarenliği yarınki mektubuma bırakayım.
Daimî muhabbetler…
AKA GÜNDÜZ

+

Görüldüğü üzere, masonluğun işlerindendir: At izini it izine karıştırmak, ALGI operasyonu yapmak, sulandırmak bulandırmak, kafa karışıklığı yaratmak.
Araya gerçek masonları da serpiştirip alakasız izimleri listeye eklemek. Ve dahası.
Masonlar böyledirler.

Sonra da ikinci mektup geliyordu.
Üsluba, ifadelere dikkat:

+

15 Teşrinievvel 1931 Perşembe
Cumhuriyet, sf. 1-3

Mahmut Esat Bf. ye…

İkinci mektup

Dünkü mektubumu şöyle bitirmiştim: O halde mason ve masonluk nedir?
Bunu anlamak, öğrenmek istiyen adamın ömründe işi gücü olmamalıdır. Keyfi yerinde, geliri tıkırında olmalı ve müebbet can sıkıntısını avutmak için lâf olsun diye bu tetkike girişmeli. Yirminci asırda hayat ve icaplar o kadar dinamikleşmiştir ki her hangi bir müesses veya cenin felsefe üzerinde bir saniye durulamaz. En Felâtunpesend , en romantik, en keremâne aşklar bile estantaneleşmiş, radyolaşmıştır. Bunun içindir ki böyle bir şeyle uğrasmak hem de 1931 senesinde olsa olsa karanlığı kılıçla kesmek, suyu testere ile biçmek kabilinden bir şey olur.
Bunları okuyunca diyebilir siniz ki: Sen de mi masonsun?
Benim oluşumdan ne çıkar, ve sizin olmayışınızdan kime ne?
Bugünkü hayatımızın ve inkılâbımızın oluşuna ve olgunlaşmasına bakalım, nefislerimizi, tath rahatlarımızı ona vakfedelim. Münakaşa, muhaceme ve hatta musaraa edecek başka ehena mevzulanmız mı yok Mahmut Beyefendi?
Meselâ şu büyük millî inkılâbın içinde bulunan, onun idealisti geçinen ve onun vücude gelmesinde filî emeği geçen bizler, birbirimize hücum edelim. Birbirimize çıkışalım, birbirimizi ikaz edelim, hatta şamarlıyalım… önce etrafınıza, sonra kalbinize, sonra dimağınıza baksanıza Mahmut Bey, yani hepimiz bu üç şeye baksak ya Mahmut Esat Bey!
Vücude getirdiğinizi tevazumuz iddia ettiğimiz büyük eser henüz sıvasız, nakışsız, kapısız, penceresiz ve eşyasız duruyor. Bunun böyle duruşu sırf bizim gayretsizliğimiz, rehavetimiz, heyecansızlığımızdandır.
İddia edebilirmiyiz ki eski mukaddes alevimizin üstüne biraz şampanya dökülmemiştir? İddia edebilir miyiz ki idealizmanın motörü güzel çalışıyor? Tahakkuk ettirmeğe borçlu olduğumuz şeylerin sayısını kırk defterdar hesap edemez.
Bu mesai ve mücadele ordusunun en ön safında siz ve ben ve öteki ve beriki, bütün arkadaşlar yanyana duruyoruz. Ama sadece yanyana duruyoruz. Yürümüyoruz, terlemiyoruz, çalışmıyoruz, sadece duruyoruz.
Gazi inkılâbı durmak mıdır?
Yarınki nesillerimiz içinde bizi okuyacakları tarih ciltlerini yere çarparlarsa, ahretteki kafalarımız tuzbuz olmaz mı samyorsunuz?
Al kanlara boyanmış yanık İzmir kordonunda dikilmişsiniz, bize neler söylüyorsunuz? Ve söylerken de ne kadar bir hazin hiddete kapılıyorsunuz.
Onları Ustadı azam Mim. Kemal Bey de ayni hazin hiddete kapılıyor.
Hangi kanun, hangi timhis, size, doktor Fikret’i tahkir etmek hakkını vermiştir?
Kanunun hiç bir vatandaşa böyle bir hak vermediğini siz bilirsiniz ve hissinizin böyle bir za’fa düşmiyeceğini de ben bilirim.
O halde ne oldu da ölçüsüz ıztıraplar içinde yaşayan gurbetzede bir vatandaşı incittiniz?
Fikret sizin olmayabilir, fakat Fikret benim arkadaşımdır. Hayatta suçsuz, maimukattar insan enderdir. Suçu meydana çıkan cezasını çeker, suçu meydana atılmıyan da talihine şükreder.
Meselâ, benim kimbilir kaç bin suçum olmuştur ki kimine ceza vermişler, kimini örtbas etmişler, kimini duymamışlar, kimini de hoş görmüşlerdi.
Sizin de böyledir, ötekinin de böyledir, berikinin de böyledir. Hemen hemen herkesin de böyle.
Kanun, Fikret hakkında hükmünü vermiş, verdiği hükmü yapmış ve defterini örtmüştür.
O defteri bari siz açmıyın Mahmut Bey, siz ki çok kanuncusunuz.
Hem kanunda müebbet kürek vardır ama «müebbet damga» cezası yoktur.
Olsa bile, onu kendi memurları kullanır.
Fikret’i müdafaa etmeğe kanunca bir hakkım yoktur, fakat vatandaşlıkça, arkadaşlıkça müdafaa vazifemdir.
Nitekim bu vazifemi isterse şahsî salis mevkiinden olsun operatör Kemal Beye karşı da yapıyorum.
Bu Üstadı azamın da bir hazin hiddete kapılıp size hakaret etmeğe hakkı yoktu.
Vekâletiniz zamanında reverans edenlerin şimdi dimdirek durmaları hayat ve dünya icabı olsa bile kalp icabı değüdir.
Şu anda aklıma neler geldi bilir misiniz?
On sene evvel Karaoğlan’daki Merkez kıraatanesi ile Dayko’nun dükkânı…
O zamanlar ne samimî, ne muhabbetli, ne etiketsiz, ne içten insanlardık.
Düşene kalkana, çelene geçene, büyüğe küçüğe karşı bir tek çesit selâmımız ve birbirimize bir tek türlü muhabbetimiz vardı.
Fakat uydurma bir borjuvazi baş kaldırıverince manzara değişti ve seciyelerimizde bir buhran peyda oldu.
Seciyeliye seciyesiz, seciyesize seciyeli demeğe başladık.
İşte size üzerinde çalışacak, mücadele edecek bir mevzu daha..
Öyle bir mevzu ki inkılâbın seyrile yakından alâkası vardır.
AKA GÜNDÜZ

+

22 Ekim 1931 tarihli haberde (Sf.3) şöyle deniyordu:

+

« İzmir masonları Mahmut Esat Beye cevap veriyorlar » başlıklı haberin devamı:

« İzmir 20 – Mason üstatlarından avukat Nahit Hilmi Bey ‘Hizmet» gazetesinde Mahmut Esat Beye cevap vermeketdir. Hilmi Bey diyor ki: “Mahmut Esat Bey Masonlara 500 karaburun köpeği saldıracakmış… Mahmut Esat Bey Masonluk sizin hücumlarınızdan zerre kadar bir şey kaybetmez. Köpeklerinizden korkmaz. Sizin 500 köpeğiniz ulur, fakat kervan yürür. Beyhude yere yorulmayınız!” »

+

Bu haberler yani Mahmut Esat (BOZKURT) aleyhinde masonik saldırılar sürerken, akabinde, Mahmut Esat bey, « İtalya’ya terkedilen adalardaki Türk emlâki mes’eleleri » için Lahey davasına hazırlanıyordu. (Mahmut Esat, 1927’de de, sonradan adı ‘Bozkurt – Lotus davası (Bozkurt-Lotus Case-1927)’ olarak anılacak olan Lahey’deki mahkemeyi kazanmıştı) https://uluslararasihukukcalismalari.wordpress.com/2016/12/31/bozkurt-lotus-davasi-usad-bozkurt-lotus-case-1927/

Yani mesele yalnızca Mahmut Esat değildi, Türkiye idi. Bağlı oldukları uluslararası merkezlerden emir alan masonların Türkiye uzuvları, kişiler üzerinden Türk milletinin menfaatlerine saldırıyorlardı.

6 Kasım 1931 tarihli Cumhuriyet haberi şöyleydi:

+

« Lahi’ye gidiyoruz
Davamızı Mahmut Esat B. müdafaa edecek
Bahrilefit’teki bazı adaların mülkiyeti hakkında İtalya ile mevcut ihtilâfımızın halli, İtalya’ya terkedilen adalardaki Türk emlâki mes’eleleri için iki taraf Lâhi divanı acentine gitmeğe karar vermişlerdir. Bu davaların divanda müdafaasına sabık Adliye Vekili Mahmut Esat Bey memur edilmiştir. Haklı olduğumuz cihetle bu davayı kazanacağımız tabiî ve muhakkaktır. »

+

(Ege adalarına dair mevzu, demek ki, bugünle kısıtlı değildi)

+

Velhasıl…
Ne katil mim kemal, ne de akagündüz, bunların yazdıkları uydurdukları bir kenara not düşülebilirdi, ancak Mahmut Esat beyin EVVELDEN MASONLUĞA ÜYELİK İÇİN BAŞVURDUĞU iftirası, işin rebgini ölçütünü derinliğini herşeyi değiştiriyordu.
Mahmut Esat bey elbette mason değildi ve elbette masonluk başvurusu filan yapmamıştı. Diyordu ki: « Masonluğa girmeğe hiç bir yerde hiç bir gün talip olmadım… »
Ama mesele bu değildi.
Çünkü o iddia (iftira) « çamur at izi kalsın » dan öte « manalar » (tehditler) içeriyordu.

Akşam gazetesine geçelim….

+

08 Teşrinievvel 1931 Perşembe
Akşam, sf. 2

Mahmut Esat beyin bir makalesi

İzmir, 7 (Hususî) – Esi adliye vekili Mahmut Esat bey Anadolu gazetesinde tekrar neşriyata başladı. Mahmut Esat B. demokrasinin değil, prensiplerin hasta olduğunu, gidilecek yolun komünizme, sosyalizm değil, yeni bir yol olduğunu yazıyor ve masonluğu tenkitediyor.

+

09 Teşrinievvel 1931 Cuma
Akşam, sf. 2

Mahmut Esat bey

« Masonluğa 500 köpekle hücum edeceğim » diyor

İzmir 9 – Eski Adliye vekili Mahmut Esat bey Anadolu gazetesinde masonluğun şiddetle aleyhinde makaleler yazıyor. Eski adliye vekili yazılarında masonluğun millî bir tehlike halini aldığını, bu teşkilâtın kökünden sökülmesi lâzım geldiğini ileri sürmektedir.

Masonlar bu hücumlar karşısında toplanacak ve bir karar vereceklerdir. Şimdilik Mahmut Esat beye verdikleri cevapta sabık vekilin masonluğu tetkik etmediğini söylemektedirler. Mahmut Esat bey Selçuk’taki çiftliğine çekilmiştir. Eski adliyecinin Karaburun isminde çok büyük bir köpeği vardır. Mahmut Esat bey lâtife olarak:

– Masonlara 500 karaburunla hücum edeceğim! demektedir.

+

10 Teşrinievvel 1931 Cumartesi
Akşam, sf. 1

Masonluk

Üstadı azam operatör M. Kemal bey nediyor?

Eski adliye vekili Mahmut Esat beyin masonlara karşı şiddetli hücumlarda bulunduğunu yazmıştık. Türkiye üstadı azamı operatör Kemal bey bu hususta şu beyanatta bulunmuştur:

– « Mahmut Esat Bey zaten Masonluk düşmanıdır. Onun sözlerinin hiç bir kıymeti yoktur. Masonluk milliyetçi, halkçı bir şekildir. Türk milletinin onu kökünden imha etmesi lâzım geldiği noktai nazarına cevaben şunu beyan edeyim ki Türk milleti masonluğu kaldırmaz. Bilâkis yükseltir. Çünkü onlar Türk milletinin yükselmesinden başka bir gaye beslemezler.

Masonluk insanî bir gaye ile yürürken onun kaldırılmasını düşünmek abestir.

Mahmut Esat beyi biz pek iyi biliriz. Aldığı vazifeyi bile idareden âciz olduğunu çok iyi takdir etmişizdir. Onun ne düşüncede olduğunu, masonluk için vaktile heyeti vekilede aldığı cepheyi de çok iyi biliyoruz.

Onun sözlerinin milliyetçi, halkçı Türk’ün yükselmesini düşünen, insanî gayelerle hareket eden masonluk camiası üzerine zerre kadar tesiri olamaz… »

+

11 Teşrinievvel 1931 Pazar
Akşam, sf. 1

Masonlara hücum

İzmir 10 (Hususî) – Mahmut Esat B. masonlara hücum ediyor. Bura gazetelerinde masonlar kendisine cevap veriyor.

+

12 Teşrinievvel 1931 Pazartesi
Akşam, sf. 1

Masonluk

Mahmut Esat bey fikrinde ısrar ediyor

İzmir 11 (Hususî) – Masonluk münakaşası hararetlenmiştir. Mahmut Esat bey masonluğa hücum etmekte devam ediyor. Hizmet gazetesinde Zeynel Besim bey Mahmut Esat beye cevap vererek « Masonluk realiteyi mefkûre edinmiştir, milliyet düşmanı değildir » diyor ve Mahmut Esat beyi taassup ile ittiham ediyor.

Mahmut Esat bey beyanatında: « Şimdilik bu cevabları dinliyorum, lâzım gelen cevabı vereceğim. Şurası muhakkaktır ki masonluk Türk milleti için bir tehlike, bir afettir » diyor.

Mahmut Esat beyin bir makalesi

İzmir 11 – Mahmut Esat B. bir haftadan beri Anadolu gazetesinde yazdığı « Yakın ihtilâller » ünvanlı makalesine bugün nihayet vermiştir.

Mahmut Esat bey neticede; sosyalizmin, komünizmin ve faşizmin mağlûp olacağını, bugünkü demokrasilerin daha çok sola gideceklerini, iktisadî işlere devletin bugünden ziyade müdahale mecburiyetinde kalacağını, yeni kurulacak rejimin işçi ve çiftçiyi daha yakından alâkadar edeceğini yazmaktadır.

+

13 Teşrinievvel 1931 Salı
Akşam, sf. 1

Masonluk

Mahmut Esat Bey hücumlarına devam ediyor

İzmir, 12 – Eski Adliye vekili Mahmut Esat bey İzmir’de masonluk aleyhinde neşriyatına devam ediyor. Gazetelerde vukubulan beyanatında Masonlara şiddetle hücum ediyor. Mahmut Esat bey dün Karaburun’a gitmiş, halk tarafından karşılanmıştır. Fırka mahfelini, belediyeyi ziyaret etmiş, akşam belediye tarafından şerefine bir ziyafet verilmiştir.

Mahmut Esat bey Anadolu gazetesine yazdığı makalede diyor ki:

– « Masonlar telâşe düştüler. Bunâ müteessifim. Bir gün Türk milleti ağlıyacağına varsın bütün dünya masonluğu üzülsün… Masonlukla mücadele devam edecektir. Korkumuz yoktur. Masonluk milliyet din farkı gözetmeksizin Türkleri, Rumları, Ermenileri, Yahudileri, İngilizleri sanii azam denilen Allah’ın himayesinde kardeş yapmak istiyen kapkara müteassıp bir mezheptir.

Masonluk Siyonist Yahudilerin elinde bir soygunculuk vasıtası olmuştur. İnanmıyanlar mağlûbiyet acısını milletinde ve nefsinde tadan Ludendrof’un son kitabını okusunlar. Masonluk ağına düşmüş Türk gençleri ciğerimizden koparılmış sevgililerdir. Onların ayrılık gamını çekmek yetişmiyormuş gibi, bir de bu sevgilileri ittihama takatimiz yoktur.

Biz, masonluk prensiplerinin ve onun verdiği neticelerin düşmanıyız, yoksa şahısların değil. »

Bir şayia

Bu sabahki (Cumhuriyet) Mahmut Esat beyin beş sene evvel İzmir’de Mason olmak için müracaat ettiği, fakat bu talebinin kabul olunmadığı söylendiğini yazıyor.

+

15 Teşrinievvel 1931 Perşembe
Akşam, sf. 1

Masonluk

Mahmut Esat bey talip olmadığını söylüyor

Ankara’da bulunan sabık adliye vekili Mahmut Esat beyden şu telgrafı aldık:

Ankara, 15 – Masonluğa girmeğe hiç bir yerde hiç bir gün talip olmadım. Cumhuriyet gazetesinin bu husustaki neşriyatı doğru değildir. Masonluğu öğrendiğim gündenberi, Türk milleti için çok tehlikeli ve zararlı buldum. Bundan dolayı mücadele ediyorum. Telgrafımın neşrini rica ederim.

+

Şimdi dönüp, son yıllarda yaşadığımız yani Ergenekon, Balyoz ve diğer isimli davalarda karşılaştığımız, iftira atma, sahte delil (evrak, belge) üretme VEBENZERİ işlerde, « fetullahçılar acaba bu alangirlikleri nerede ne zaman kimlerden öğrendiler » diye kendinize sorunuz.

+

pS1.

26 Teşrinievvel 1932 Çarşamba
Akşam, sf. 5

Masonluk

Mahmut Esat bey gene masonlara hücum ediyor

İzmir, 24 (Hususi) – Sabık adliye vekili Mahmut Esat bey bugün « Farmasonlar dağılmalıdır » ser lâvhalı yazısında şiddetli hücumlar yaparak « masonluk, milliyet, vatan tanımaz. Yahudiliğe yakındır; beynelmilelcidir, gizli bir teşkilattır. Halbuki kanunen gizli teşkilat olmaz. Masonların bir çok esrarı vardır.

Bunlar bilinmiyor, çünkü mason yemini vardır » diyor ve masonların yemin, taahhüt vesikaları suretini neşrederek « masonlar dağıtılmalıdır » demektedir.

+

pS2.

– Atatürkçü Mahmut Esat BOZKURT masonları suçluyor (Yıldırım Koç, 24 Nisan 2012, Aydınlık) ( https://www.aydinlik.com.tr/arsiv/yildirim-koc-atatuerkcue-mahmut-esat-bozkurt-masonlar-sucluyor )

– BİR EMİR İLE ( https://26august.wordpress.com/2015/11/14/bir-emir-ile/ )

– ATATÜRK ve SİROZ ( https://26august.wordpress.com/2013/11/10/ataturk-ve-siroz/ )

– MASONLARIN MECLİS DİRENİŞİ (1951) (https://26august.wordpress.com/2017/05/02/masonlarin-meclis-direnisi-1951/ )

– YEŞİL MASONLAR ( https://26august.wordpress.com/2015/06/17/yesil-masonlar/ )

– YAHUDİ SOYKIRIM SENARYOSU ( https://26august.wordpress.com/2015/07/04/yahudi-soykirim-senaryosu/ )

– YÜKSEK HAHAM DEKLARASYONU ( https://26august.wordpress.com/2015/05/08/3718/ )

– BİLDERBERG’İN NURCULARI ( https://26august.wordpress.com/2015/05/25/bilderbergin-nurculari/ )

– FETHULLAH ÖRGÜTÜ ( https://26august.wordpress.com/2014/01/17/fethullat-orgutu/ )

– TAYYİP’İN YEŞİLİ ( https://26august.wordpress.com/2013/12/11/tayyipin-yesili/ )

– BURSA NUTKU KORKUSU ( https://26august.wordpress.com/2017/05/25/dincilerin-bursa-nutku-dusmanligi/ )

+