İNFAK ve ATATÜRK

İnfak’ın Atatürk ile ilgisi nedir denebilir.
Ya da bu nereden çıktı şimdi diye sorulabilir.
Bunun kararını elbette okurlar vereceklerdir.

23nisanveataturkb

İnfak, ihtiyaç fazlası mıdır?

Bakara 2/219 ayetinde geçen “De ki: El Afwe (KULİLAFWE)” ifadesi, “De ki, ihtiyacınızdan fazla olanı” şeklinde tercüme ediliyor. Oysa ihtiyaç fazlası demek çok ama çok yetersiz (hatta hatalı) kalıyor.

Hv.Æiberg‘in yaptığı tebyin ve tafsilata göre infak, bizden temelli kopan bir eylemdir. Senin HİÇ BİR ŞEYİNDEN faydalanmadığın doğrudan ALLAH’a giden şeyin adıdır. Kendi rızkımızdan (çocuğumuzun vb. değil) doğrudan kendi rızkımızdan, aç kalmak bahasına ALLAH’a BORÇ vermektir. Kendi nafakamızdan bile FERAGAT ile (evet kendi NaFaKa’mızdan) ve sadece ALLAH’a borç vermektir. (Hv.Æiberg, 10/08/2003 /KwL-168)

– Güzel bir BORÇ /ödünç (karzan hasen) olarak Allah’a BORÇ /ödünç verin (karz edin). (Bakara 2/245; Maide 5/12; Hadid 57/11,18; Tegabün 64/17; Müzemmil 73/20)
– Seviyor olduklarınızdan infak etmedikçe birr’e eremezsiniz. (Ali İmran 3/92)
– Mallarınızı insanlara gösteriş için infak etmeyin. (Nisa 4/38)

Bayramların kanun koyucusu olan, Ramazan bayramını yetimlere ve çocuklara, Kurban bayramını da yoksullara adayan İbrahim ss atamız, Ramazan bitiminde önce kendi çocukları olmak üzere, bütün tanıdığı çocuklara tatlı yiyecekler vermiştir. Giyecekler vermiştir ve birkaç çocuk “Biz almadık, uyuyakalmışız” dediğinde kendi giysisini üç çocuk elbisesi olarak (Hacer ss annemize) diktirmiştir. (Hv.Æiberg, 14/11/2003)

Ne yapmıştır İbrahim (selam selam) atamız? Fazlasını değil; bizzatihi kendi ihtiyacı olanı paylaşmıştır. Bir sevab beklentisi mi vardır? Yoksa ALLAH İÇİN mi yapmıştır? İNNA LİLLAHİ (Bakara 2/156) ve HÜNEFA LİLLAHİ (Hac 22/31) ayetlerine göre; İNFAK etmiştir.

“Onlar da Allah’tan razı oldular” gereğince; Allah’tan razı olmaya (karşılıklı rıza /razılık /hoşnutluğa //HALİLULLAH olmaya) hak kazanmanın asal ve asıl/asil yoludur infak.

Pekiyi (Allah’ımızn AFİVV ismiyle de ilgili olan) AFW nedir?

– Sonra kötülüğün yerini güzellik olarak değiştirdik. Ta ki afw~ /affettiler /geçtiler. (Araf 7/95)
– Sonra bunun ardından olur da şükredersiniz diye sizden affetmiş /geçmiştik. (Bakara 2/52)
– Onlar ki; bollukta ve darlıkta infak ederler. Gayz /öfkelerini kazmedenler /yutanlardır. İnsanlardan affeden /geçenlerdir. Allah muhsinleri (güzellik sergileyenleri) sever. (Ali İmran 3/134)

Araf 7/95’teki kesim meallerde “çoğalmak” olarak da çevriliyor; neye göre? O halde (KULİLAFWE için) “ihtiyacınızdan fazla olanı” ya da “çoğundan geçin” ya da “çoğaltarak ve/ya çoğunu” demek, eksik kalıyor. Affedin geçin yani dönüp ardınıza bakmayın anlamı sanki daha yakın duruyor.

AKIL ise KULİLAFWE’yi şöyle okuyor: “HANİFLERİN yaşam biçimi İNFAK’tır.” Öyle ki; HANİF olabilmenin yolu İKİ KEZ İMAN’dan; iman ziyadesinin yolu da İNFAK’tan geçiyor.

– O (HU/Hüwe), O’dur ki, imanları ile beraber iman ziyade etmeleri (imanlarına iman katmaları /imanlarını iman ile arttırmaları /iki kez iman etmeleri) için müminlerin (inanmış /iman etmiş olanların) kalplerine (kalplerinin içine) sekinet (sekene /sekenet /sükunet /teskinlik) inzal etti (indirdi). Göklerin (semavat) ve arzın cünud’u (orduları) Allah’ındır. Allah, Alim ve Hakim olandır. (Fetih 48/4)

— liyezdadu iymanen mea iymanihim
— imanlarına iman katmaları /iki kez iman etmeleri için

— enzeles sekiynete fiy kulubil mu’miniyne
— müminlerin kalplerine SEKENE indirdi

– Onların mallarından sadaka al, ki onunla onları tahharlayıp tezkiyelesin (arındırıp ilmen temizleyesin). Onlara salat et. Şüphesiz senin salatın onlara sekinedir (sekene /müsekkin /teskin edici /sakinleştirici /yatıştırıcıdır). Allah, Semi’dir (herşeyi iştir), Alim’dir (herşeyi bilir). Kullarından tevbeleri kabul edenin (ibad’ına /abidlerine tevbe nasip edenin) ve sadakaları alanın ALLAH OLDUĞUNU bilmiyorlar mı? Ve şüphesiz Allah, O’nun Tevvab (tevbeleri kabul eden), Rahim (rahmetine alan /rahmeti geniş olan /merhamet eden) olduğunu? (Tevbe 9/103,104)

— inne salateke sekenün lehüm
— şüphesiz senin salatın onlara SEKENE’dir

— huz min emwalihim sadekaten
— onların mallarından sadaka al

Yani dönüp dolaşıyoruz, İNFAK’a geliyoruz…
İman ziyadesi için sekene’ye, rahmet’e ihtiyacımız var;
Sekene için salat’a ihtiyacımız var.
Salat içinse İNFAK edeceğiz…

– O (HU/Hüwe), O’dur ki, size salat ediyor, ve de O’nun melaikesi (melekleri); sizi zulümati’den (KARANLIKLARDAN) nur’a (AYDINLIĞA) ıhrac etmek (çıkarmak) için. (O) müminlere (inanmış /iman etmiş olanlara) Rahim olandır. (Ahzab 33/43)

Demek ki; İNNA LİLLAHİ (BİZ ALLAH İÇİNİZ) ve HÜNEFA LİLLAHİ (HANİFLER ALLAH İÇİNDİR) uyarınca Allah’a tastamam teslim olacağız (herşeyimizi herşeyimizle infak edeceğiz).

Ve de elbette İNFAK’ın anlamını İDRAK edeceğiz…

pS. Mali bir ibadet olan zekat infak değil, kula borç vermektir. Ama bir Hanif o zekatı infak haline getirir, yani kula değil Allah’a borç verir.
pS2. İnfak NİYET ile olur (salatı ikame, oruç gibi). Niyet ederiz ve ALlah’a borç veririz.

pS3. Ömrünü, herşeyini ALLAH İÇİN Türk Milleti’ne ve kutlu geleceğe adayan (İNFAK eden) Atatürk’e selam selam olsun.

RZİ