FETULLAH-TALİBAN İLİŞKİSİ

Afganistan konusuna girmeden önce kısa notlarla hafızalarımızı tazeleyelim:

F Tipi okulların nerelere nasıl açıldıkları yıllardır kamuoyunda bir şekilde dillendiriliyor.

Bu okullarda CİA-Mossad ajanlarının çalıştığı da defalarca yazıldı, kanıtlandı. Rusya’da ve Türk Cumhuriyetlerindeki okullar kapatıldı, yöneticilerle öğretmenler, işadamları vs. tutuklandı, sınırdışı edildi.

Yani “Uluslararası Fetullah (Terör-Finans-İstihbarat) Örgütü”, tüm okullarını, Mossad-Cia direktifleri ile açtı ve her zaman onların kontrolünde kaldı (Kaldı çünkü fetullah cemaatini zaten Mossad denetiminde Cia kurdu).

Fethullahçılar, yayıldıkları coğrafyalarda takiyyecilik sanatını en ileri derecede icra ettiler. Örneğin, Türklüğü hep kılıf olarak kullandılar. Bulundukları ülkeye göre dini müfredat uydurdular vb.

F Tipi’nin takiyyeciliği hakkında, Hans von Aiberg yıllar önce şu satırları yazıyordu (ilgili mail’den bir kesim sunuyoruz):

29 Nisan 2003
… Türkiye’de KADROLARIN ele geçirilmesi taşaronu ise FETHULLAH GÜLEN’e verilmiştir. Tescilli Bilderberg üyesi yani İPEK CÜBBESİ ile Gülen, tüm idari kadroları (Vali, Kaymakam, Emniyet Müdürlükleri, Hakimler vb.) ve stratejik zirveleri (Harb okulları, finans kuruluşları, basın-yayın vb.) eline geçirmek için “Masum” Işık evlerinden başlayarak, dersaneciliğe, buradan da kolej ve üniversitelere kadar büyük bir ağ oluşturmuştur.
Amacı (Kendi ağzından naklediyorum): “Tedbir (Takıyye) ile 3 kuşak boyunca bu kadroları yerleştirip, GİZLİ ŞERİAT İHTİLALİ yapmaktır.”
Eğer Türkiye “Şii” devlet olsaydı, ÇOĞUNLUK gereği bu DİN TİCARETİNİ Şia üzerine sergileyecekti. Çoğunluğa uyarak “Sünniliği” takıyye edinmiştir.
Onun mezhepçiliği de sahtedir. Çünkü Şii ülkelerde “Şiilik ağırlıklı özel okullar” kurmuştur. Hatta orada “genelde Sünniliğin tekelinde olduğu için” o okullarda HADİS bile okutulmamaktadır.
Yatılı bölümlerdeki Atatürk büstü “Yüzüne tükürülmek” için konmuştur. Atatürk’ün adı ise KÖR DECCAL’dir.
Okullarındaki Türk bayrağının öteki adı ise “Defiu Haced bezidir”(Tuvalet kağıdı).
Bunları BİLE BİLE tüm hükümetler “OY POTANSİYELİ HESABI” tüm zamanlarda ve her partiden (DSP’li Hüsamettin Özkan’ı anımsayınız, Baykal’ın kurmay listesindeki nurcuları ve DYP’nin Tantan gibi nurcularını anımsayınız)…
Harbokulları için süper minili degaje Nurcu sosyetik kızlar ve mankenler eğitilmiştir. Amaç onları “Harbokulu öğrenci veya mezunlarıyla evlendirmek”tir.
Matahariler bununla da kalmamıştır. Hiç evlenmemiş olduğunu iddia eden tüm nurcuların zinacı zevk malzemesi olmuşlardır. (Kurmayların imtiyazıdır bu, öğrencilere ise harem selamlık yaparlar.)
Hablemitoğluna göre Fethullah Gülen’in ŞAHSİ banka hesabı 9 milyar $ (usd) dir. [*] Çoğunluğu İsviçre bankalarındadır. Pek azı ise Asya Finans denen bir kuruluşun sermayesidir…
http://mihdesign.free.fr/7662.htm

İlgilenen okurlar üstteki mail’in tamamını linkten okuyabilirler.

[*] Bu rakam yalnızca, rahmetli Hablemitoğlu’nun o tarihlerde erişebildiği miktadır (Erişemediği ve Fethullah ismi geçmeyen hesaplar da cabasıdır, ancak Hablemitoğlu’nun tüm bunları tespit etmeye ömrü yetmemiştir çünkü faili malum örgüt tarafından katledilmiştir). 2011 yılı itibarıyla, F TİPİ’nin (ABD ve İsviçre bankalarında) 163 milyar USD servete sahip olduğu ise dillendirilmemektedir. (26 Ağustos bloğu notu)

Hafıza antremanının peşisıra, yeniden konumuza, FETULLAH-TALİBAN İLİŞKİSİ başlığına dönelim. Aşağıda, Afganistan’daki faaliyetlere dair;

– Önce Milliyet haberini paylaşıyoruz.
– Ardından F Tipi Zaman gazetesinin yanıtını sunuyoruz.
– Sonra, Erman Aydemir’in hatalı wiki bilgilerini araya sokuyoruz.
– En son da bir ATCE belgesini yayınlıyoruz…

***

20 Haziran 1999
Örsan K. Öymen, Milliyet

Taliban’la şeriat okulu

Fethullah Gülen cemaati Afganistan’da şeriata dayalı eğitim veren okulların beşincisini geçen Mayıs’ta açtı. Açılışa Büyükelçi Aydemir Erman da katıldı.

feto_karikatur_19990620_bedrikoraman

Devleti adım adım ele geçirmek için geliştirdiği strateji kendi anlatımıyla ekranlara yansıyan Fethullah Gülen’in Afganistan’daki şeriatçı Taliban yönetimiyle de dolaylı temaslar kurararak işbirliği yaptığı ortaya çıktı.

Gülen’in öncülüğünde kurulan “Çağ Eğitim – Öğretim AŞ”nin uzantısı “Afgan – Türk Çağ Eğitim” kuruluşunun başkent Kabil’de şeriata dayalı eğitim programına sahip yeni bir okulu Mayıs’ta açtığı belirlendi. Açılışa, dünyadaki en katı İslami yönetimi uygulayan Taliban yönetiminden üst düzey temsilcilerin yanı sıra Türk Dışişleri Bakanlığı’ndan Büyükelçi Aydemir Erman’ın da katılması dikkat çekti.

Erman’ın, Türkiye’nin tanımadığı Taliban’ın yönettiği Afganistan’daki açılışa katıldığını doğrulayan Dışişleri yetkilileri , “Önemli olan burada bir Türk okulunun bulunması. Afganistan standartlarında ileri bir sistem” açıklamasını yaptılar.

Erman’ın daha önce de Taliban yönetiminin dini lideri Molla Ömer’in Başdanışmanı Vakil Mütavakil ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Molla Celil ile görüştüğü bildirildi. Dışişleri yetkilileri, söz konusu temasların bu yönetimi tanıma girişimi anlamı taşımadığını, görüşmelerin Kızılay’ın yardım çalışmaları ve büyükelçilik binasının korunmasıyla ilgili teknik konuları kapsadığını belirttiler.

Gülen cemaati mensuplarının daha önce ülkenin kuzeyinde açtıkları dört okulda da Taliban yönetiminin isteği üzerine şeriata dayalı eğitime geçildiği, bu okullarda toplam 530 öğrencinin eğitim gördüğü belirtildi.

“Afgan – Türk Çağ Eğitim” kuruluşundan üst düzey bir yönetici, “Türkiye, okulları ve ülkedeki Özbekleri korumak, bölgede etkin olmak istiyorsa Taliban ile uzlaşmak zorunda” dedi. “Çağ Eğitim – Öğretim AŞ” ile “Türk – Afgan Çağ Eğitim” kuruluşunun Taliban yönetiminin öne sürdüğü “Eğitim sisteminde değişiklik yaparsanız okulların faaliyetine izin veririz” koşulunu, Fethullah Gülen’in onayıyla kabul ettiği bildirildi. Bu yanıt üzerine Taliban yönetiminin Nisan ayında cemaate bağlı okulların faaliyet göstermesine izin verdiği kaydedildi.

Din öğretmenleri Taliban

Kabil’de “Uluslararası Aryana Afgan – Türk Lisesi” adı altında açılan okulda, “Tevsif, Hadis, Fıkıh, Kuran’ı Kerim” derslerini Taliban yönetiminin belirlediği Afgan öğretmenlerin verdiği, Türk öğretmenlerin sadece Biyoloji, Kimya, Matematik, İngilizce, Türkçe ve Arapça derslerine girdikleri bildirildi. Taliban’ın yasağı nedeniyle okullara kız öğrenci alınmadığı öğrenildi.

Gülen ile Taliban arasındaki ilişkinin Mezarı Şerif, Şibirgan, Meyneme ve Semenga’da daha önce açılan dört okulun kuruluşunu organize eden “Çağ Eğitim -Öğretim AŞ” yetkililerinden Ahmet Aydın ile “Afgan – Türk Çağ Eğitim” Başkanı Halit Esendir tarafından kurulduğu belirtildi. Aydın ve Esendir’in bu konuyu görüştükleri Gülen’in kendilerine, “Buradaki okulların yok olmaması gerekir, Taliban’la görüşüp anlaşmak yararlı olur mesajını verdiği bildirildi.

“Pakistan – Türk Uluslararası Çağ Eğitim Vakfı” Başkanı da olan Esendir’in yakın ilişkiler içinde olduğu Pakistan yönetiminin Taliban üzerindeki ağırlığının bu girişimlerde yardımcı olduğu kaydedildi.

Esendir’in görüştüğü isimlerden Taliban’ın dini lideri Molla Ömer’in, kendi yaşadığı bölge ve dini merkez olan Kandihar kentinde de bir okul açılmasını önerdiği bildirildi. Kaynak sağlandığında Kandihar’da da bir okul açılmasının planlandığı bildirildi.

Afganistan’da 5 lise

Gülen cemaatine bağlı Taliban denetimindeki okullar, bulundukları yerler ve kuruluş tarihleri şöyle:

* Uluslararası Murtaza Ali Lisesi – Mezarı Şerif – Eylül 1996 – Öğrenci sayısı: 185.
* Uluslararası Afgan – Türk Uhvet Lisesi – Şibirgan – Eylül 1996 – Öğrenci sayısı: 125
* Uluslararası Ahi Avran Lisesi – Meymene – Kuruluş – Aralık 1998 – Öğrenci sayısı: 60
* Uluslararası Müşteba Ali Lisesi – Semenga – Aralık 1998 – Öğrenci sayısı: 60
* Uluslararası Aryana Afgan – Türk Lisesi – Kabil – Mayıs 1999 – Öğrenci sayısı: 100

“Taliban” En yobaz örgüt

Sovyetler Birliği’nin 1989’da Afganistan’dan çıkmasının ardından, Afgan mücahitleriyle komünist Cumhurbaşkanı Necibullah’ın mücadelesi üç yıl sonra, mücahitlerin Kabil’i ele geçirmesiyle sonuçlandı.

Bu tarihten itibaren mücahitler arasındaki ılımlı gruplarla, köktendinci gruplar arasında iktidar mücadelesi başladı. Şeriatın en katı şeklini benimseyen Taliban güçlenerek 1996 Eylül’ünde Kabil’i ele geçirdi. Hükümeti kuran Taliban, Necibullah’ı astı.

Taliban’ın, meydanlarda muhalif grup üyelerini asıp kadınların yaşamına getirdiği kısıtlamalar ve uyguladığı çok katı şeriat yönetimi uluslararası kamuoyunun büyük tepkisine yol açtı. Pakistan’ın desteklediği Taliban, 1998 Ağustos’unda Afganistan’ın kuzeyindeki Mezarı Şerif kentini ele geçirerek, ülkenin yüzde 90’ını kontrolü altına aldı.

Taliban’ın Kuzey Afganistan’da bulunan ve ülke nüfusunun yüzde 6’sını oluşturan Özbek asıllı Türklere yönelik katliamları Ankara’da endişe uyandırdı. Türkiye’nin saldırıları durdurmak için Pakistan nezdinde yaptığı girişimler sonuçsuz kaldı.

Türkiye Taliban’la teması sürdürmesine karşın, bu yönetimi tanımıyor. Türkiye, Afganistan’da tüm tarafların üzerinde uzlaşma sağlayacağı ve Afgan halkının tüm kesimlerinin temsil edildiği geniş tabanlı bir hükümet kurulmasını savunuyor.

“Taliban” ismi, grubun başlangıçta öğrencilerden oluşması nedeniyle, Arapça’da talebe sözcüğünün çoğulu olan talebandan geliyor.

http://www.milliyet.com.tr/1999/06/20/haber/hab00.html
http://www.milliyet.com.tr/ozel/dosya/gulen/gulen1.html
http://www.milliyet.com.tr/1999/06/20/

***

21 Haziran 1996
Zaman

Medya Kaset Gazıyla Coştukça Coşuyor!: İnfaz Cinneti
Gülen hakkındaki kampanya linç boyutuna ulaştı. Gülen’in Öcalan’la birlikte İmralı’da yargılanmasını isteyenler bile çıktı.
Ay sonunda toplanacak Milli Güvenlik Kurulu’nun Fethullah Gülen konusunu ele alacağını duyuran Star gazetesi, hazırladığı dosyanın başlığını şu cümlelerle duyurdu: ‘Metod eğitim, amaç devlet kademelerini ele geçirmek!’ Birkaç yıl öncesine kadar ülkenin önde gelen aydınları, siyasileri ve iş adamları tarafından çok önemli bir gelişme olarak görülen yurt içindeki ve yurt dışındaki okullar gazete tarafından ‘gizli hedefe’ ulaşmak için sinsi sinsi örülen ‘eğitim ağı’nın bir parçası olarak sunuldu. Gazete yazarları haftalardır yaptıkları rapor sansasyonunun gazıyla Gülen hakkında atıp tuttular.

Hocaya idam talebi!
DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel’in Fethullah Gülen hakkında idam istemiyle 146. maddeden dava açmaya hazırlandığını manşetten veren Sabah gazetesi, Gülen’in ‘anayasal düzeni yıkarak yerine dine dayalı, devlet düzeni kurmaya teşebbüs’ suçu işlediğini kaydeden bir haberi okuyucularına sundu. Toplum içinde hoşgörü hareketinin yeşermesi için yapılan bütün çabaları bir kandırmaca olarak değerlendiren Sabah, Fethullah Gülen’in ‘körpe beyinleri devlete karşı örgütlediğini’ iddia etti. Medya bu tür bir cinneti daha önce Menderes döneminde yaşamıştı.

Taliban’la iş birliği
Dünyanın her tarafında hizmete sokulan Türk okullarına Afganistan’da bir yenisinin eklenmesini şeriatçı Talibanla yapılan bir iş birliği gibi değerlendiren Milliyet gazetesi, okulun açılışına Afgan yetkililerle birlikte Dışişleri’nden Büyükelçi Aydemir Erman’ın katılmasını sert bir dille manşete taşıdı. Gazetenin karikatüristlerinden Bedri Koraman’ın çizdiği karikatürde, Fethullah Gülen’i insan kanında dolaşan bir canavar gibi çizmesi ahlakî seviyesizliğin bir örneği olarak algılandı.
Cumhuriyet gazetesi, sürekli tekzip aldığı haberlerini yeniden servise sundu. Fethullah Gülen’in Abdullah Çatlı, Haluk Kırcı ve Sedat Peker’le ilişkisi olduğunu öne süren gazete, Özbekistan Cumhurbaşkanı Kerimov’a düzenlenen suikastın arkasında da Gülen’in bulunduğunu ifade edecek kadar yüksekten uçtu. Senelerden beri bu konuda attığı iftiralar ve karalamalarla pek itibar görmeyen Hikmet Çetinkaya bile bu yaştan sonra muhabirliğe soyunup, Hocaefendi’nin hayat hikayesini bildik üslubuyla yayınlayacağını duyurdu.

Ucuz gazeteler
Kartel medyasının ucuz uzantıları ise, tam bir arsızlık, gözüdönmüşlük ve külhanbeylik üslupla olayı manşetlerine taşıdılar. Gözcü gazetesi Fethullah Gülen’i ‘melek yüzlü şeytan’ ibaresiyle yayınlarken diğerleri, düzeysizliklerini daha bayağı cümlelerle yayınladılar.

http://arsiv.zaman.com.tr//1999/06/21/guncel/3.html

***

Aydemir Erman (d. 1944, İstanbul) Türk büyükelçi.

1967 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olmuştur. Dışişleri Bakanlığı’nda çeşitli görevlerde bulunduktan sonra 30 Haziran 1993-17 Şubat 1998 tarihleri arasında Bahreyn büyükelçiliği, 1998-2000 yıllarında Dışişleri Bakanlığı müşavirliği, 2000-2002 yılları arasında Müsteşar yardımcılığı, 27 Aralık 2002-1 Nisan 2008 tarihleri arasında Kanada büyükelçiliği, 2008-2009 yıllarında Dış Politika Danışma Kurulu üyeliği görevlerinde bulunmuştur. TASAM Stratejik Öngörü Dergisi Bilim Kurulu üyesidir. Ayrıca Müsteşar yardımcılığı döneminde Türkiye’nin Afganistan Özel Koordinatörü idi. Gülen Erman ile evli olup ikiz kızları vardır.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Aydemir_Erman

***

F Tipi cemaat her zamanki gibi inkar, yalan, saptırma, takiyye vb. yollarına başvursa da; web’e düşen  bir ATCE (AFGHAN-TURK CAG EDUCATIONAL) belgesinde ilginç notlar var.

Üzerinde “ARIC, R, 6.431, ATC, 8712” yazılı stiker ve “PROPERTY OF ARIC Established 1989” yazılı damga bulunan belgenin 3. sayfasında Halit ESENDİR (Chairman ATCE) 4. sayfasında Cengiz ÖZER (Director General ATCE) imzaları var.

5. sayfa şu paragrafla başlıyor:

“On 15th August 1994, a reference letter of the President of Turkish Republic H.E. Suleyman Demirel, regarding introduction of Turkish International Educational Foundation also laid the stone of Afghan -Turk CAG Educational (ATOE) Non -Government Organization in Afghanistan. The name of Head quarters of ATOE is CAG Education and is located in Istanbul, Turkey.”

Pakistan Büyükelçisi Bozkurt Aran fotoğrafı.

6. sayfadaki Islamic Emirate of Afghanistan bayrağının altındaki bayrak(!) da ilginç.

14. sayfada BUDGET altında Türkiye’den alınan kaynaklar ve tablo halinde dağıtımı belirtiliyor.

2000 yılında hazırlanmış olma ihtimali yüksek olan dokümanın “HISTORY OF THE ATCE” başlığı altındaki açıklamaların (Sayfa 8-9) Türkçe’si düzenlenerek 18-19. sayfalara eklenmiş. Şöyle:

OKULLARIN TARİHÇESİ

1995 yıllarında Kuzey Afganistan’da idareyi elinde tutan Cumhurbaşkanı Burhaneddin Rabbani ile ittifak eden Raşit Dostum, Gülbettin Hikmetyar, Ahmet Şah Mesud, Kerim Halili gibi liderlerin döneminde Şibirgan’da Afganistan-Türkiye Dostluk Lisesi 5 Türk, 4 Afganlı muallim ve 60 öğrenci ile ilk yıl eğitime başladı.

1996 yılında Mezar-ı Serif’te aynı yönetim tarafından verilen 5 katlı binada ikinci okulumuz Murtaza Ali Lisesi 6 Türk, 7 Afganlı muallim ve 60 öğrenci ile eğitim öğretime başladı.

1997 yılında Mezar-ı Şerif’te verilen ikinci binada Semengan’da tamiratı devam eden Afgan-Türk Mücteba Ali Anadolu İ.H.L. olarak 3 Türk, 4 Afganlı muallim ve 40 öğrenci ile eğitime başladı. 1998 yılı Kasım ayında Taliban Kuzey Afganistan’da yönetime gelmesinden sonra Semengan’daki yeni binasına taşındı.

Yine 1997’de eski yönetim zamanında binası verilen 1 yılda tamiratı tamamlanan Meymene Afgan-Türk Ahi Evran Lisesi Taliban döneminde Ekim 1998’de 3 öğretmen 60 talebe ile eğitime başladı.

1997 Şubat ayından beri Kabil’de Taliban yetkilileri ile devam eden görüşmeler 1998 Mayıs ayında Serpare (Devlet) Şurası tarafından Kabil ve Güney Afganistan’da okul açma izni verilmesi üzerine 21 Ağustos 1998’de Taliban yönetimi ile yapılan antlaşma ile Uluslararası NGO olarak Afgan-Türk Çağ Educational NGO (ATCE) kuruldu.

Kabil yönetimi ile Dışişleri Bakanlığı bilgisi dahilinde NGO statüsüne sahip yeni antlaşmalara binaen Kuzey Afganistan’da askerler tarafından kontrol altında tutulan binalarımızda yeniden eğitim öğretime başlama izni verildi (15 Eylül 1998). Bu tarihten sonra Kuzey Afganistan’da 4 okulda birden eğitime yeniden başlandı.

1998 yılı Eylül ayında Kabil’de Ariana Kız Lisesi binası okul açılmak üzere verildi. 6 ayda tamiratı tamamlanarak Nisan 1999’da 100 öğrenci 5 Türk öğretmen ve 8 Afgan öğretmenle eğitime başlandı.

1999 Nisan ayında Türkiye’nin Afganistan Koordinatörü ve Büyükelçi Aydemir Erman Bey ve heyeti, Taliban yönetimi ile ilk direkt temaslarını yaptığı sırada Kabil’de eğitime başlayan Ariana Afgan-Türk Lisesi’nin açılışını yaptı ve Mezar-ı Şerif ve Şibirgan’daki Afgan-Türk Liselerini ziyaret etti. Şibirgan’daki Kızılay tarafından kurulan Afgan-Türk Dostluk (Uhuvvet) Hastanesinde incelemelerde bulundu. Daha sonra bu hastaneye Kızılay heyeti de geldi, 25000$ ilaç yardımı yapıldı.

Kuzey Afganistan’da Taliban yönetimi misafirhanesinden başka kalacak yer olmadığı için Büyükelçi ve yanındaki heyet 2 gece Mezar-ı Şerif’teki okul binasının misafirhanesinde ağırlandılar.

Sayın Büyükelçi Aydemir ERMAN Beyin tavsiyeleri üzerine Kuzey Afganistan Özbek-Türkmen bölgesinde 4 tane okulun bulunmasının Taliban yönetiminin rahatsızlığına sebeb olabileceği ihtimaline binaen Kabil’den sonra Kandahar’da da okul açmaya karar verildi.

1999 Ekim ayında Kandahar’da verilen okul binası 5 ayda tamamlanak Nisan 2000’de Zarguna ana Afgan-Türk Lisesi olarak 3 Türk öğretmen, 5 Afgan öğretmen ve 100 talebe ile eğitim öğretime başladı.

İlk açılan Şibirgan ve Mezar-ı Şerif’teki okullarımmz Anadolu Lisesi müfredatını, Mezar-ı Şerif’te ikinci binada eğitime başlayan Semengan Mucteba Ali Lisesi Anadolu İ.H.L. müfredatini uyguladı.

Ağustos 1998’de Taliban yönetimi Kuzey Afganistan’ı kontrol altına almasından sonra yapılan antlaşma gereği bütün okullardaki eğitim öğretimi Anadolu İHL gibi eğitim öğretim yapmaya başlandı.

Yapılan bu anlaşmaya göre eski yönetimin kabul ettiği Afgan talim sistemini bütün okullarımızda uygulamaya başladık. Bu sistem ile Türkiye’deki Anadolu İHL gibi eğitim öğretimi yapmaya başladık.

Bu sistemde hazırlık sınıfı olmadığı için antlaşmaya göre öğleden sonra her hafta 14 saat İngilizce verilmektedir. Öğrenciler ilk yıl sadece İngilizce, diğer yıllarda İngilizce ve Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji ve Bilgisayar derslerini İngilizce olarak Türk eğitimcileri tarafından verilmeye devam edilmektedir. Türkçe dersleri Afgan müfredatında yabancı lisan olarak okutulmaya başlandı. Halen 6 okulumuzda 1050 ögrenci 40 Türk öğretmen 60 Afganlı öğretmenle eğitim ve öğretim yapılmaktadır.

Dosya bilgileri:

Oluşturuldu: 29.1.2014 13:38:31
Değiştirildi: 5.3.2014 01:24:21
Uygulama: PdfCompressor 5.0.815

https://26august.files.wordpress.com/2015/05/atce_old_documant.pdf

***

pS. Her geçen gün, deşildikçe, açıldıkça, ULUSLARARASI F TİPİ TERÖR ÖRGÜTÜ’nün eteklerinde ne varsa birer birer ortalığa saçılacaktır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Bugün fetullah cemaatini basite indirgeyenler, omurgasız rok’un “taban değil, kadro hareketi” ifadesini kullandığı konuşmasındaki ayrıntıları çok iyi etüt etmeliler.

Türklerin tarih boyunca gördüğü göreceği en büyük tehlikedir F Tipi hareket. 1993’teki Eşref Bitlis suikasti ve diğer cinayetler-eylemler sonucunda PKK ile birlikte önü iyice açılan; 1997-99 sürecinde Cevdet Saral ve ekibi tarafından ipi çekilmek üzere iken malum müdahale ile yine kurtarılan, iktidar olması için 1 milyar dolar hibe ettiği ve her yöntemi denediği AKP ile birlikte artık kılcallardan anadamarlara yol alan fethullahçı hareketi hafife alanlar, büyük bir aymazlık ve hatta gaflet-dalalet-hıyanet içindedirler.

Sözde devlet büyükleri tarafından uzun yıllardır kollansalar ve Türkiye Cumhuriyeti’nin temel ilkelerini yıkmayı hedefleyen marifetleri saklansa da, keser döner sap döner uyarınca, ya da Mehmet Yuva’nın yazdığı üzere;

Herkesin bir hesabı olabilir. Ancak …, bir de Allah’ın bir hesabı var. Hesaba katmadığınız bu hesap, siyasi hesabınızı, sihir sihirbaza döner misali, size iade edebilir.

Zaten ALLAH’ı hiç hesaba katmıyorlar.
Dillerinden hiç düşürmeseler de…

26 Ağustos bloğu