HOCALI SOYKIRIMI

Birileri iftira niteliğinde önemli bir iddia’da bulunuyorsa; onu esgeçmeyin, ciddiye alın. İddia tarafına göre suçlu olan bir FAİL vardır; bir de FİİL yani eylem.

Siz o FAİL’i bir kenara not alıp, FİİL’i enine boyuna inceleyin. Göreceksiniz ki, çok büyük ihtimalle o eylem gerçektir ancak FAİL (özne), suçlanan karşı taraf değil; tuhaf biçimde suçlama getiren yani iddia sahibidir.

Ateş olmayan yerden duman çıkmaz, denir ya? Doğrudur, ama… Tencere dibin kara seninki benden kara, DEĞİL; eşeğimin alnı sakar adını bana takar, türündendir.

Ermenilerin SOYKIRIM iddiaları da işte bu misaldir.

26 Ağustos Bloğu

420685_3012244262937_253058611_n

HOCALI KATLİAMI

Hocalı katliamına tanık olan ve daha sonra Beyrut’a yerleşen Ermeni gazeteci Daud Kheyriyan, “For the Sake of Cross” (Haç’ın Hatırı İçin) isimli kitabında (Sayfa: 62-63) vahşeti şöyle anlatıyor:

– Gaflan denen ve ölülerin yakılmasıyla görevli Ermeni grup, Hocalı’nın 1 kilometre batısında bir yere 2 Mart günü 100 Azeri ölüsünü getirip yığdı.

– Son kamyonda 10 yaşında bir kız çocuğu gördüm.
– Başından ve elinden yaralıydı. Yüzü morarmıştı.
– Soğuğa, açlığa ve yaralarına rağmen hâlâ yaşıyordu.
– Çok az nefes alabiliyordu. Gözlerini ölüm korkusu sarmıştı.

– O sırada Tigranyan isimli bir asker onu tuttuğu gibi öteki cesetlerin üstüne fırlattı. Sonra tüm cesetleri yaktılar.

– Bana sanki yanmakta olan ölü bedenler arasından bir çığlık işittim gibi geldi.

– Yapabileceğim bir şey yoktu. Ben Şuşa’ya döndüm.
– Onlar Haç’ın hatırı için savaşa devam ettiler.

TÜRKSAM Başkanı Dr. Sinan Oğan

http://www.turksam.org/tr/makale-detay/413-turklere-karsi-yapilan-soykirimlar-ve-hocali-soykirimi