KUANTUM – HOLOGRAM TEORİLERİ

6/2/2004
Hv.Æiberg *

universe-expansion-r2d2-ars-technica

Selam Alparslan selam MİH

Çok değerli çalışmanızın “İleri OMNİ bilgilerini” tümdengelimli olarak sunuyorum:

1. EL EVVELA “O” vardı.
Yanında da “Külli şey*in” yani sonsuz ötesi sonsuz ötesi TÜM İHTİMALLER. (Ki Allah bunları her an yaratıp tüketmekte ve NUR’unu tamamlamaktadır.)
Bu ihtimallerin her birine “NUN=NOKTA=SONSUZDA-BİR=Sıfıra en yakın sayı denmektedir.
Pratik olarak bunlar birer SIFIRDIR ve Allah’ın varlığına ORTAK/ŞİRK değildir. (Boşcümledir. Vahdet bütününün hologram ADAYI nicelikleridir ve biri diğerinden FARKLI değildir. Hologram denen nitelik, bu niceliklerin organizasyonundan ortaya çıkacaktır.)

2. KUN=OL dediğinde o ŞEYLER oluverir.
Bunlar STATİK ve cansızdır/ bilinçsizdir. Çünkü değerleri sonsuzda-bir’dir yani SIFIR’dır (neredeyse). Ancak, TÜMÜ (Külli) Allah’ın bir YANSISIDIR/YANKISIDIR!
Bu izdüşüm (Zül Celal) ve ekoya (İkram) şifreleri verilmiştir. Kerim/Kerem, Keramet vb. kökünden gelen bu şifrenin adı, Kur’an’da KEREM (Sanskritçe Gûrem, Arya dilinde Gram) denmektedir.

3. Bilince kavuşması için Allah (HUwe’l) o şeylere “Sureti”ni İKRAM eder. Yani RUHUNDAN üfler. (Ani şişme teoremlerini anımsayınız.)
O şey de KÜLLİYEN bir hologram balonu halinde genişler. Külli Şey*in’in her biri NOME (Binome gibi) aslında sıfırdır (nothing=Nonome/Non-nome/Sans nome/No Name). Fakat bunlardan birine (one thing) üflendiğinde o şey MONOM (Mono-nome) olur.
Örneğin, bizim evrenimiz, en başta nothing’ler içinde seçilmiş onething/anything/some thing idi. O noktaya (Bigbang’in merkezi olan TEK bir şey) ol diyerek, onu Nonom’lar içinden ayırıp MONOM (Tek isim, varlık) kılmıştır. Ama bu evreni genişleten dinamik güç “KUN=OL” üzerine Allah’ın RUHUNDAN üflemesidir.
One thing/Monom aslında nothing=Nonome bir Süperuzay denizinden SEÇİLMİŞ, OLDURULMUŞ VE ÜFLENMİŞ olan biridir.
Kalan herşey (Külli şey*in) ise bütünsel/globular olarak Every things’dir.
Bunun Kur’an’daki adı olan HUWEL’in İngilizce’deki bir (Tesadüfi:) karşılığı da vardır: WHOLE!
Eğer Whole içinden bir tek şey (Mesela bu evreni yaratan akdelik nur noktacığı) statik iken dinamizme kavuşturulması için “HU”nun RUHU’ndan üflemesiyle başlatılır.
Ruhundan üflediği “Cable/Kablo/Hab” bir TÜNEL sürecidir. Yani WHOLE içinden bir HOLE (Nefh) kablaj oluşturulur.
Ruhundan üflemiştir ve bilinçli kılmıştır artık. Ancak “Evrenin üfleme sonucu şişmesi için” gereken bir koşul daha vardır ki bunu da açıklamıştır Kur’an:  “Allah kendi suretinden/benzerliğinde YARATTI” (Allah’ın Musavvir ismi ile de dolaylı bağlıdır).
Allah’ın RUHUNDAN+SURETİNDEN yaratmasına >>> Zül Celal vel ikram denmektedir. Celal öfke kelimesi ile karıştırılmamalı, daha çok CEMAL olarak düşünülmelidir. Celal, bu Cemal’in (Yüz) bir İFADESİ’dir. (Bunun benzeri bir ifade Latif/Latifeli/Güleryüzlü bakması gibi.)
Allah’ın RUHU soyut/Sübjektif fakat SURETİ somut/Objektif’tir. Ama İKİSİ BİR ARADA olursa biz onu anlarız, bir tekiyle Allah’a varılamaz/şekillendirilemez. (Bu ikisinin BİRLİKTE mütalaası yöntemine omnijektivizm diyoruz.)
Sübje’nin bir MADDİ biçimi yoktur; RUH’tur. Ama SURET’in bir NİTELİKSEL BİÇİMİ vardır. (Allah Adem’i kendi suretinde/benzerinde yarattı… gibi.)
Demek ki Ruh’unun üflemesiyle ve SURET’in biçimlenmesiyle İLK ve TEK (Ana) HOLOGRAM ortaya çıktmaktadır. O kendi değildir. (Ruhundan üfledi, kendi ruhunu bize transfer etMEdi. Suretinde yarattı: Mesela nüfus kağıdı SURETİNİ almak gibi. Suret yine bizzatihi kendisi değildir bir copy gibi düşünülmelidir.)
KENDİ RUHU ve SURETİ olmayan bu fenomene “HAYALİ” demekteyiz. Hayal=Holo(gram gibi) olduğundan, demek ki evren Rabbimizin RUH’undan üflenerek ve suretiyle biçim verilmiş bir H O L O G R A M D I R …
RUH+SURET ikilisine kendisini İKRAM etmesi demekteyiz.
Onun ikramı=Huvelikram….
Herşey (Whole things/All articles/Külli Şey*in) onun suretini ve Ruhundan ÜFLEDİĞİNİ içinde barındırır.
Ol dediğinde O ŞEY hemen oluverir (Kunfeyekun).
Ama bunun SURETİ ve BİLİNCİ olması için, o şeye RUHUNDAKİ suretlerden bir suret ÜFLER. O şey önce yoktan (Şey=Sıfır) varolmuş ve bir BİLİNÇ ile BİR SURET (Hologram budur) ve en önemlisi DİNAMİZM (Hayat bulma) kazanmış olur.
Ruhundan üflediği ALAN içinde her ŞEY (sıfır) yoktan var olur. “RUHUNDAN ü f l e r” ise O ŞEY artık EŞYA olur (sureti olur). O zaman bunlar STATİK ŞEY yerine DİNAMİK EŞYA olur. (Kimliğe kavuşur, aksi halde bilinçsiz-statik kalır.)
“Allah’ın kendi SURETİNDE yarattığı” ilahi hologramdır. Allah’ın ruhu Hüvel/HU=O olduğundan HUWELGRAMDIR. Buna Allah’ın KENDİ SURETİ de denmektedir. Bunun altında da yine KUTSAL hologramlar vardır. Bunlara HOLYGRAM demekteyiz (Omnijektif OMNİSCİENCE açılımlarımızda).
Holygram’a bir örnek vereyim: “Allah Göklerin ve yerin nurudur… O’nun nurunun MİSALİ… O NUR üzerine NUR’dur” (Nur-35.ayet). Allah’ın NURU’nun benzeri >>> MELEKLERE verilmiştir. Tüm takyonik madde NUR denen sonuşmaz/sonsuz özünlü enerjiden yaratılır. Melekler NUR’dan yaratılmıştır yani RUH’landırılmıştır.
Gelgelelim bir de suret gerekmektedir. Ya kendini büyülterek; ya da kendini SURET alarak (Multycopy saf tutma vb.) çoğaltmaktadır (Takyondan bir pil bitmez, tersine 2-4-8-16 pil olarak çoğalır).
Melekler Allah’ın NUR’undan yaratıldığından onlar da HOLYGRAM’dır. Bunun tersine NAR(enerji)den yaratılan mesela şeytan kutsal (Holy) değil; Hollow (Halloween halucination gibi…) rahmani değil, zulmani HOLOGRAMLAR içermektedir.

4. Allah CİSİM (Süper cisim) yaratmaya başladığında;
İlk olarak ARŞ’ı yaratır. (Nefhi Sur, Levhi Mahfuz, Kürsi, Kalem vb. bunlar Süper cisimdir: Asla yıpranmaz eskimez ve değişmezdir, illa ki sabittir. Cennet ve Cehennem gibi…)

5. Allah’ın T E Ğ E T (İstiva) ettiği tek CİSİM Arş’tır.
Onun dışında kalan herşeyi Allah içinden-dışından/önünden ardından İstila eder (11 boyutlu Habl verid ağları/tünelleri) ve ihata eder (Her yönden kuşatır).
(İstivaya örnek: Bir küre bir düzleme TEK noktada değer İKEN, bu küreyi açıp da bir düzlem oluşturduğunuzda TÜM noktalardan değer. İstiva kelimesi istila’yı da kapsayan bir üst kavramdır.)

6. Gelelim TEMEL VERİye:
“Allah, Arş’ı istiva etti, O’nun Arş’ı MA (sıvı) üzerindeydi.”
MA NEDİR? En basit olarak SU diyoruz (Mayi, mai, may gibi). Ama bu bizim NAR (Enerji evreni) için geçerlidir.  NUR (Enoorgy) için AYRI bir SU nitelemesi olmalıdır.
Uzatmadan bunun adının ETHER/Esir olduğunu söyleyeyim. Esir yetersiz kelimedir. Mesela bu MA Cennette ise ona KEVSER demekteyiz (Esir’den türeme ve Kesir/küsur/kesret ile harmanlanmış).
Allah’ın Arş’ı kevser (esir) üzerinde denirse bu EKSİK bir tanımlama olurdu. Kevser (Esir) MA denen sonsuz türler içeren bir yapının sadece bir tek yapısının adıdır. Üstelik Külli şey*in’in ta kendisi bile bir ESİR denizidir.
Külli şey bir ESİR denizidir! O halde MA (Takyonik ma’dan söz ediyoruz) bizdeki SU ve türevlerine-fazlarına benzeyen bir teşbih/misaldir.
Suyun türevleri ve fazları şunlardır: Su (sıvı), buhar (gaz), buz (solid), kar, kırağı, çise, yağmur, tipi, çığ, süper sıvı vb. (Bunlardan birini mesela Kar’ı ele alırsanız, hiçbir tanenin diğerine benzemediğini göreceksiniz. Yani Kar demek GENEL=Külli’dir; fakat “ŞU KAR TANESİ” diye özelleştirdiğinzde N E F S kazanmış, bireyselleşmiş olur. NEFS benzer şeyler-örneğin külli şey’in gibi TEK yapı değildir, kişiye özel kimlikli bir yapıdır. Biri diğerine benzemez. Anne babamıza GEN olarak benzeriz ama, asla annne ve babamız olamayız, onlar da BEN=NEFSİM olamazlar. Her nefs kendi bacağından asılır.)

7. İşte Kuantum teoreminin sırrı budur:
Işıktan hızlı evrenin NEFSİ yoktur. (Takyonların, meleklerin vb. nefsi yoktur.)
Çünkü BÜTÜNSELDİRLER. (Külli’dirler kesretleri yoktur, kendilerini kopyalar/klonlarlar ama birer NEFS’leri yoktur. Yani onların kartaneleri birbirinin tıpatıp aynıdır.)
Bu NUR denen enerji ışıktan hızlıdır. En yavaş olduğu minimum hız durağı ise bizim maksimum hızımız olan ışık hızıdır. Nur, bizim evrenimize Parite ekseninin ötesinden NÖTRİNO olarak girer. (Nötr’dür çünkü antinome ve binome’u yoktur ve NEFSİ yoktur.)
Bize nötrino olarak girmesi demek; SONSUZ şiddette bir NUR’un bizi yakmadan kavurmadan, girdiği evreni yok etmeden SESSİZ kalması demektir. Bir nötrino yüzbin şıhab enerjisi içerse de, madde ile etkileşmediğinden, maddeye etki etmez, hayalet gibi davranır.
İşte Kuantum teoreminin ÖZÜ, sözü şudur: Nur denen BÜTÜN ve sonsuz özenerjinin impulsmomentlerinin NÖTRİNO biçiminde bu evrende varolmasıdır. Yani, BÜTÜNLÜK ilkesi PLANCK sabiti denen (Tünelden dışarı çıkabilme limiti) bir aralıktan itibaren yerini DİSKRET (Kesikli) kopuk enerji paketçiklerine terk etmesidir.
(Cennet ışıktan hızlı bir sistemdir: Çünkü bir günün bin yıl olması demek, ışık hızını 360 bin kez aşmak demektir. Kaldı ki üst Cennet’te/Sabıkun-Naim/Allah’a en yakın nokta, bu bir gün 50 bin yıl bir hıza bedeldir. Dolayısıyla o cennetlerdeki BİRİ bizim gibi sayısız atom, hücre, organ vb.lerden değil bir BÜTÜN kişi (Tek başına bir bütün, bir tek hücre gibi düşünün) olarak varedilmiştir. O sistemde ÖKLİD (Arş tabakası, Levh, Kürsi, Sidre hep DÜMDÜZDÜR hatırlayınız) kurallar eğemendir. Çekim etkisiyle evren yuvarlanmaz; Gauss, Riemann vb. tipi evren yoktur. Ötedeki evreni sadece Hilbert uzayı, de Sitter salt düzlem evreni ve Öklid ÜÇ BOYUTLU olarak niteleyebiliriz.)
Öteki evren bize BÜTÜNÜ (Hologramı/Sureti vb.) burada (ışıktan yavaş sistemimizde, birgün=birgün) bize quantlara dağıtarak ama her birinden o SURETİ (Hologramı) TEKBAŞINA yine üretme yetkesiyle devretmiştir.
(Bir çift polarize fotonun biri şaşırtılırsa birbirinden haberdar olmalarının nedeninin HOLOGRAFİK hafızalarıyla- ışıktan hızlı birbirleriyle iletişim kurmaları açıklamasını anımsayınız.)
İki foton, 4-8-16……n biçiminde çoğaltıldığında o HOLOGRAMIN kaynağı olan bütününü (Suret, Veche, Cemal, Letafet vb.) işaret ettiğini de görürüz.

Buraya kadar işin Tümden gelimini açıklamaya yöneldim.
Bunun devamı olan bir yazıda ise Tümevarımlı olarak tabandan bu kaldığımız kesite incelemeyi sürdüreceğiz İnşaallah…

RZİ

* Hans von Aiberg

— In aiberg@yahoogroups.com, Alparslan “Güney” <alpbilge1984@y…>
wrote:
>
> SeLaM ve SeLaM
>
> Öncelikle Tüm arkdaşlara İYİ BAYRAMLAR…..
>
> Hemen konuya girmek istiyorum.
>
> KUANTUM FIZIGIne göre birbirinden ayri ve farkli duran atom
parçaciklari aslinda birbiriyle alakali ve bagli; bölünmez ve
dinamik bir bütünlük içinde bulunur. Birbirinden çok uzak seyler
sebep-sonuç zinciri olmaksizin birbirine baglidir. Yüksek enerji
fizigi deneylerindeki gelismeler gösterdi ki, parçacik dünyasi
dinamik bir yapiya sahiptir. Parçaciklar degismez ve sabit degiller;
pekala baska parçaciklara dönüsebilmektedirler.
>
> Yine Kuantum mekaniginin bulgularina göre aslinda parçacik denen
sey hareketten ibaret kalmaktadir. Parçaciklar enerjiden
olusturulabildikleri gibi, tamamen enerjiye de çevrilebilirler.
Böylece, içinde yasadigimiz dünyada “temel parçacik”, “maddesel öz”
ya da ” yalitilmis nesne” gibi klasik kavramlar artik anlamsiz hale
gelmektedir.
>
> Evrenin birbirinden ayri yalitilmis nesnelerden olustugu görüsü
geçerliligini kaybedince zaman ile uzayin geleneksel anlamlari ve
bilinen sebep-sonuç iliskisi gibi kavramlar da rafa kaldirildi.
>
> YORUM: Ben lise yillarindayken (fazla degil 3 yil önce) atom denen
parçacigin; maddenin en küçük birimi oldugunu söylerlerdi. (ABD nin
2. dünya savasinda o en küçük parcayi parçalayip atom bombasini
yaptiklarini bildigimiz halde:)
>
> Simdiyse KUANTUM ve HALOGRAM TEORIleri, elementlerin hepsinin
proton, nötron ve elektron üçlüsünden meydana geldigini. Daha altta
ise kuarklar, bunlarin altinda ise leptokuarklar bulundugunu,
neticede kuvvet alanlari, gravitino, risanik bozon, fotino, gluon,
süper simetri parçaciklari ile tek noktaya indigini kesfetti.
>
> Benim anladigim kadariyla elimdeki çayinda marsdaki stadyum
büyüklügündeki kayaninda atom alti parcaciklarindan ve ayni tek
noktadan olusmus/yaratilmis oldugudur.
>
> Dünya,günes,galaksi….evren tek bir mükemmel güçle tek bir
noktada toparlaniyor EVREN=NOKTA esitligi olusuyor. Kainat ALLAHin
vahdaniyet/tek/bir olan sifatini yüzümüze vurarken bizler isteyerek
veya istemsiz Onu çiftlestiriyoruz. ALLAH bizleri affetsin, Ilmimizi
ÇOOKCA Artirsin.
>
> Eklenti ve yorumlarınızı bekliyorum şimdiden teşekkürler
arkadaşlar…
>
> KAYNAK: Prof. Dr. Osman Çakmak
>
> 30/30. Artik yüzünü çevirerek -nezih bir müvehhit olarak- dine”
Allah’in yaradisina tut ki, insanlari onun üzerine
yaratmistir.ALLAHIN YARATISI IÇIN DEGISIKLIK YOKTUR. Iste müstakîm
olan din o’dur. Velâkin insanlarin çoklari bilmezler.
>
>